Giriş

Sitedeki Ziyaretçiler

Çevrimiçi Kayıtlu Üyeler

Üye Bağlı Değil

Destekçi Reklamları


HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Kıbrıs Türk Yaşamı Haberler Son Haberler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Su Varlığı PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 24 Nisan 2008

Rating 0.0/5 (0 vote)

        Ülkemizde, tarihin her döneminde var olan su sorunu son yıllarda etkisiyle kuraklık ve değişen yaşam şartlarıyla yeni boyutlar kazanmıştır. Çağdaş çağın pek çok olanağından yararlanma şansına sahip toplumumuzun artan su kullanımı, sanayi ve turizm alanlarında gerçekleşen büyük yatırımlar, ülkemizin içme ve kullanma suyu ihtiyacını büyük ölçüde artırmıştır. Kıbrıs coğrafik konumundan ötürü yarı kurak iklim şartlarına sahiptir uzun sıcak ve kuru yaz aylarına karşılık ılıman kısa kış ayları hüküm sürmektedir. 1970'li yıllardan beri adamıza düşen yağış miktarlarındaki azalmalar neticesinde, gerek yerüstü gerekse yer altı kaynaklarımız yeterince beslenememekte ve bugün itibariyle bu kaynaklarımız ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bilindiği üzere devamlı akışta olan akarsularımız mevcut değildir. Ülkemizde önemli sayılabilecek 38 adet dere mevcuttur. Bunların 10 tanesinin beslenme alanları Güney Kıbrıs Rum kesimindedir. Trodos dağlarından doğan bu dereler, KKTC'de denize ulaşmaktadır. Bu derelerimizin akışları kısa süreli sel veya kar erimesiyle daha uzun ve düzgün olmaktadır. Burada yapılması gereken tek damla suyun denize boşalmasını önlemektir. Çeşitli yapılar yardımı ile suda maksimum verim elde etmektedir. Bu amaç doğrultusunda 1974 öncesi ve sonrası yapılan 33 adet göletimiz mevcuttur. Göletlerimiz sulama ve yer altı suyunu besleme amacı gütmektedir. Sulama amaçlı 18 adet göletimiz toplam 16.500.000 metreküp/yıl su biriktirme kapasitesine sahiptir. Bu göletlerimizden 3000 hektar araziyi sulama imkanına sahibiz. Yalnız ülkemizde yaşanmakta olan kurak yıllar ve yağış azlığı nedeniyle bu göletlerimiz bu yıl sulama mevsiminin başladığı dönemde doluluk oranları %50 dolayında seyretmiştir. Bu da bize suyun dikkatli ve tasarruflu kullanmamız gerektiği mesajını iletmektedir.

         Ülkemizde irili ufaklı 14 adet akifer mevcuttur. Bu akiferlerin en büyükleri Güzelyurt akiferi, Girne dağları akiferi ile Karpaz yarımadasındaki Yeşilköy akiferini sıralayabiliriz.

         Ülkemizde tarım, içme ve kullanma maksatlarıyla tüketilen su miktarının %95 yer altı suyu kaynaklarından temin edilmektedir. Bu nedenle akiferlerin yaşantımızdaki yeri ve önemini çok iyi kavrayıp sürdürülebilir bir su hükümet tutumu (politika) gütmemiz gerektiğinin önemi ortaya çıkarmaktadır. Sulu tarımın üreticilere sağladığı maddi gelir yanı sıra artan nüfusun ihtiyacını karşılamak için yapılan yer altı suyu çekimleri ile yaşanan kurak yıllar neticesinde dengeler her geçen gün olumsuz yönde bozulmaktadır. Özellikle bu dengenin korunabilmesi amacı ile Güzelyurt bölgesinde eskiden beri çeşitli tasarı çalışmaları yapılmış ve hayata geçirilmiş olmasına rağman yaşanan kırak yıllar neticesinde bu tasarılar istenilen ve öngörülen rahatlamayı getirmediği gözlemlenmektedir. Akiferde sağlanabilmesi amacıyla değişik proje çalışmaları yanında su kaynakları yaratma çalışmalarımız da büyük hızla devam etmektedir. Bafra deniz suyu arıtma tasarısı bu seçenek kaynaklardan bir tanesidir. Bafra turistik tesisleri ve iskele bölgesinde güçlendirme olarak günde 200 metreküp içme suyu temin edilmektedir. Bunların yanı sıra ülkenin tarım hükümet tutumu da yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Birim alandan daha fazla ürün alınmasını sağlayan ve daha az su tüketen bitki türlerini bir düşünce dahilinde sosyo ekonomik dengelerde korunarak geçilmesi sağlanmalıdır. Küresel ısınmadan dolayı iklim değişiklikleri yaşanan dünyamızda, Kıbrıs adası en çok etki görebilecek tehlikeli bölgede bulunmaktadır. Zaten uzun yıllar kuraklıkla pençeleşen adamız daha zor şartlar beklediğini unutmamak ve mevcut suyumuzu en iyi şekilde en fazla fayda sağlayacak yöntemlerle kullanmamız yanında arttırımlı kullanmayı tüm bireyler olarak ön plana çıkarmamız gerektiğini unutmamak gerekmektedir.

         Kuraklıktan dolayı yaşanan bu sorunların çözümünü sağlayacak olan suyun iyi yönetilmesinde “yatırım finansmanının” bilhassa gelişmekte olan ülkelerde önemi büyüktür. Su parayı, para da suyu getirir sözünden hareketle suyla ilgili sorunların çözümünün, devletimizin ve vatandaşların gündeminde ilk sırada olması gerekiyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de su kullanım davranışları değişmeli, temel ilke daha az tüketim ve savurganlığın azaltılması olmalıdır. Bunun yapılabilmesi için sürekli halkı bilinçlendirme toplantıları ve oturumlar düzenlenmelidir. Ülkemizde sürdürülebilir bir su hükümet tutumu oluşabilmesi amacıyla su artırımına uyan değerli vatandaşlarımıza teşekkürkerimi borç bilirim.

 

Yaşar MAVİOĞLU

Su Dairesi Müdürü

KKTC Çevre Dergisi / Eylül 2007

 

 

Okunma: 543
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | artı not

busy
 
< Önceki   Sonraki >
eXTReMe Tracker