|
Çocuklar sık sık altlarını kirletirler. Giyeceklerini
değiştirmek gerekir. Bebeklerin giyeceklerini değiştirme işine “çocuğu belemek”
denir.
Hazır çocuk açılmışken ona bir de idman yapılır. Bu idmana
“çocuğu terazilemek” denir.
Terazilemek şöyle yapılır.
Anne bir kanepeye / sandalyeye oturur. Çocuğu yüzükoyun
dizlerine yatırır. Sol eli ile sağ ayağını alır. Sağ eli da sol kolunu tutar ve
çocuğun arkasında birleştirmeye çalışır. Bunu yaparken “mbu, mbu” diye bir ses
çıkarır. Bu ses çocuğu ağlamaktan alıkoymak içindir. Ayni hareket üç defa
tekrar edilince simetriği olan el ve ayağa geçilir. Üç kez de öyle yapılınca
çocuk zeytinyağı ile ovulup giydirilir.
- • Çocuk devamlı ağlıyorsa “gövrekleri oturdu” diye
kabul edilir. Bu işten anlayan kadına baktırılır. Çocuğun vücudu zeytinyağı ile
ovulur. Sonra kadın çocuğu kucağına alır, kendi bakış yönünde oturur. Çocuğun
karın bölgesini, kasıklarından göğse doğru ovar. Birkaç defa tekrar ettikten
sonra çocuğu teraziler ve giydirip anasına teslim eder.
-• Ağlamak, hele çok ağlamak çocuklar için iyi
değildir. Çocuğun ağlaması hayra yorulmaz.
• Aileye uğursuzluk getireceği inanıldığı için onu susturacak
çareler aranırdı. Bunun içinde:
- • Anlayan kadınlara ovdurulurdu.
- • Cuma ezanından sonra babasının pabucu ile ağzına
hafifçe vurulurdu.
- • Hocalara okutulurdu.
- • Salıncağa konup sallanırdı.
- • Çocuğa ninni söylenirdi.
- • Erkek çocukların ağlamasına fazla izin verilmez.
Yaşlı kadınlara göre erkek çocuklar cam gibidir, çok ağlarsa çatlar (fıtık
olur).
- • Kız çocukların ağlamasına göz yumulur. Çünkü
kızlar, çatlamaz. Üstelik çok ağlayan kızların güzel gözlü olacağı kabul
edilirdi. Köylerde, kız ve erkek her bebeğin (avlu ve sokak) hariç tarla ve
bahçelerden toprak yemelerine göz yumulur, toprak yemeyen çocuklar için
“çelimsiz, yarı buçuk” sıfatları kullanılır. Toprak yiyen çocukların gurbüz ve
güçlü kuvvetli oldukları kabul edilir.
Oğuz
M. Yorgancıoğlu "Kıbrıs Türk Folkloru" (2000) Kitabı
|